***************************************************************
Osmanlıyız biz [HD]
Türkler Geliyor Yıldırım Gürses
Fetih Marşı -Yıldırım Gürses
**************************************************************

Elektromanyetik Alan konusunda doktora yapmış olan Doç. Dr. Ayşegül Yılmaz manyetik alanların verdiği zararlara dikkat çekmek için yazılı bir açıklama yaptı.
ŞANLIURFA - Elektromanyetik Alan konusunda doktora yapmış olanDoç. Dr. Ayşegül Yılmaz manyetik alanların verdiği zararlara dikkat çekmek için yazılı bir açıklama yaptı.“Öncelikle dizüstü bilgisayarlarınızı asla ve asla kucağınızda, dizinizin üstünde kullanmayın.” diyen Yılmaz, En çok manyetik alanı saç kurutma makinesi ve ütünün yaydığını belirterek şu uyarılarda bulundu: 

Risale-i Nur diyor ki; “Aç bir aslan zaif bir yavrusunu kendi nefsine tercih ederek elde ettiği eti yemeyip yavrusuna vermesi, hem korkak tavuk, yavrusunu himaye için ite, aslana saldırması, hem incir ağacı, kendi çamur yiyerek yavrusu olan meyvelerine halis süt vermesi bilbedahe, nihayetsiz Rahîm, Kerîm, Şefîk bir zatın hesabıyla hareket ettiklerini kör olmayanlara gösteriyorlar…”
Her canlının annesi vardır. Bunların içinde annesinin kıymetini bilen, ona yardımcı olan sadece insandır. İnsan, evvela kendine yardımcı olmalıdır. Yani kötülüklerden kendini geri çekmeli, daha iyi bir hayat yaşamanın çarelerini aramalıdır. Ondan sonra insan olduğunu hatırlayarak annesinin kıymetini bilmelidir. Annesinin kıymetinin bilmek, maddi sahada değil, bir evladın annesinin elini öpmesi annesi için en büyük armağandır. Çünkü herkesin gönlü var. Evvela onu kazanmak lazım… Gönül, insanlardan bir şeyler bekler. Anne, evladından sadece, “Anneciğim, nasılsın, bir isteğin var mı?” sözünü bekler. 
![]() |


Abdullah Öcalan yakalandığında öyle bir çaresizlik hali sergilemişti ki insanın acıyası gelmişti. Sanki binlerce masum insanın, bebelerin, kadınların hunharca katledilmesi talimatını veren o değildi. Zavallı, çaresiz, can derdine düşmüş, canını kurtarmak için her türlü zilleti kabul edecek kadar küçülmüş bir aciz gibiydi.









