Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kararname, Meclis'e kanun yetkisi

'Genel Bilgiler' forumunda admin tarafından 27 Haz 2018 tarihinde açılan konu

  1. admin

    admin Administrator Site Yetkilisi

    [​IMG]
    24 Haziran Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi sonuçlarının resmen kayıtlara geçmesiyle birlikte, Türkiye'de yeni yönetim sisteminin hayata geçmesi için geri sayım başladı.

    8 Temmuz'da; yeniden seçilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ( TBMM) seçilen 600 milletvekilinin TBMM Genel Kurulu'nda yemin etmesinin ardından, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi resmen yürürlüğe ve uygulamaya girecek. Yeni sistem Cumhurbaşkanı ile Meclis'in görev ve yetkilerini yeniden düzenliyor.

    TBMM GÖREV-YETKİLERİ

    Yeni düzenlemede TBMM'nin görev ve yetkileri şöyle sıralanıyor:

    - Kanun çıkarmak, değiştirmek ve kaldırmak

    - Bütçe ve kesin hesap kanun tekliflerini görüşmek ve kabul etmek

    - Para basılmasına ve savaş ilanına karar vermek

    - Milletlerarası anlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak

    - Üye tam sayısının 5'te 3 çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilanına karar vermek

    YÜRÜTME YETKİSİ

    Cumhurbaşkanı yeni sistemde yürütme yetkisine ilişkin konularda "Cumhurbaşkanlığı kararnamesi" çıkarabilecek. Kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecek. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkartılmasına ilişkin sınırlamalar ise şöyle:

    - Anayasa'da yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri, siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemeyecek.

    - Anayasa'da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacak.

    - Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacak.

    - Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlar arasında farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümleri uygulanacak.

    - TBMM'nin aynı konuda kanun çıkarması durumunda, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelecek.

    OHAL İLANI

    Eski sistemde olağanüstü hal (OHAL) kararı Meclis'te alınıyordu. Yeni sistemde yetki Cumhurbaşkanı'na geçti. Cumhurbaşkanı'nın OHAL ilan etmesi halinde, ilan kararı TBMM onayına sunulacak. TBMM, OHAL'i kaldırabilecek ya da süresini kısaltabilecek, uzatabilecek. OHAL döneminde çıkarılacak Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, Anayasa'da sayılan sınırlamalara tabi olmayacak. Cumhurbaşkanı; OHAL döneminde temel haklar, kişi hakları ve ödevleri, siyasi haklar ve ödevlerle ilgili de kararnameler çıkarabilecek.

    TASARI YOK, TEKLİF VAR

    Bakanlar aynı zamanda milletvekili olamayacağından yeni sistemde "hükümetin Meclis'e kanun tasarısı sunması" uygulaması da son buldu. Artık Meclis'te milletvekillerinin sunduğu "kanun teklifleri" görüşülecek.

    SANDALYE SAYISI

    Yeni sistemle birlikte TBMM'deki milletvekili sayısı 550'den 600'e yükseltildi. Böylece salt çoğunluk sayısı da 301'e çıktı. Ancak hükümetin "güvenoyu" alma zorunluluğu kaldırıldı. AK Parti 295 milletvekilliği kazandı ve salt çoğunluğun altında kaldı. Bu nedenle kanun tekliflerini hazırlarken, öncelikli olarak Cumhur İttifakı'nı birlikte oluşturduğu MHP ile uzlaşma arayacak. Kanun teklifleri oylanırken, genel kurula katılan milletvekillerinin salt çoğunluğunun oyunun alınması yeterli olacak.

    ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

    600 üyeli yeni Meclis'te Anayasa değişikliği için 400 oy gerekiyor. 360 oyun aşılması halinde ise Anayasa değişiklik teklifi referanduma sunulabilecek. Cumhur İttifakı her iki seçenek için de yeterli milletvekili sayısına ulaşamadı.

    ERKEN SEÇİM

    Yeni sistemde Cumhurbaşkanı seçimleriyle Meclis seçimleri birlikte yapılacak. Meclis'i feshetme yetkisi bulunmayan Cumhurbaşkanı, milletvekili seçiminin yenilenmesine karar verirse, Cumhurbaşkanı seçimi de aynı tarihte yenilenecek. TBMM de 360 oyla (üye tam sayısının 5'te 3 çoğunluğuyla) her iki seçimin birlikte yenilenmesine karar verebilecek. Bir kişi en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilecek.

    SORUŞTURMA ŞARTLARI

    Eski sistemde cumhurbaşkanı "vatana ihanet" dışındaki suçlamalarla yargılanamıyordu. Yeni sistemde Cumhurbaşkanı hakkında bir suç işlediği iddiasıyla TBMM üye tam sayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle (301 milletvekili) soruşturma açılması istenebilecek. Soruşturma açılması kararı ise üye tam sayısının 5'te 3'ünün gizli oyuyla (360 milletvekili) alınabilecek.

    400 GİZLİ OY

    Cumhurbaşkanı hakkında, üye tam sayısının 3'te 2'si olan 400 milletvekilinin gizli oyuyla "Yüce Divan'a sevk" kararı alınabilecek. Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen Cumhurbaşkanı, seçim kararı alamayacak. Yüce Divan'da seçilmeye engel bir suçtan mahküm edilen Cumhurbaşkanı'nın görevi sona erecek.

    ATAMA YETKİSİ

    Eski sistemde Cumhurbaşkanı bir TBMM üyesini hükümeti kurmakla görevlendiriyor ve ardından Başbakan'ın kurduğu Bakanlar Kurulu'nu onaylıyordu. Yeni sistemde "Başbakan" olmadığından, bakanları doğrudan Cumhurbaşkanı belirleyecek.

    Eski sistemde bütçe teklifini hükümet Genel Kurul'da görüşülmek üzere Meclis'e sunuyordu. Yeni sistemde bütçe kanunu teklifini cumhurbaşkanı hazırlayıp Meclis'e sunacak.

    MECLİS BAŞKANI SEÇİMİ

    Seçim sonrasında Meclis'te ortaya çıkan yeni sandalye dağılımı, Meclis Başkanı seçiminin üçüncü tura kalacağı şeklinde yorumlanıyor. Zira Meclis İçtüzüğü'ne göre, Meclis Başkanı seçilebilmek için, ilk iki turda 400 (üye tam sayısının 3'te 2'si), üçüncü turda ise 301 milletvekilinin (salt çoğunluk) oyunun alınması gerekiyor. Seçim dördüncü tura kalırsa, en yüksek oyu alan iki aday yarışacak. Son turda kim fazla oy alırsa Meclis Başkanı seçilecek. Meclis Başkanı'nın üçüncü turda seçilebilmesi için de AK Parti ile MHP'nin uzlaşması gerekiyor.
     
  2. admin

    admin Administrator Site Yetkilisi

    24 Haziran seçimlerinin ardından en çok merak edilen konuların başında, AK Parti'nin Meclis çoğunluğunu kaybetmesi yeni bir siyasi krize neden olacak mı? sorusu var.

    Kanal7 Ankara temsilcisi ve Yeni Şafak yazarı Mehmet Acet bugünkü "Hükümet topal ördek durumuna mı düştü?" başlıklı yazısında akıllardaki soruya cevap aradı.

    İşte Acet'in yazısının ilgili kısmı:

    ...AK Parti Meclis çoğunluğunu kaybettiğine göre, yeni siyasi krizlere kapı açılmış mı oldu? Bir sene içinde yeni bir seçim mi yapılacak?

    Piyasalar da bu sorunun yanıtını bekliyor, yatırımcı da, toplum da.

    Kılıçdaroğlu, dünkü konuşmasında “Hükümet topal ördek durumuna düştü” dedi.

    Eski şablonlarla düşünecek olursak, evet böyle bir değerlendirme yapılabilir.

    Ama seçim sonuçlarının okumasını yeni sistem üzerinden okumaya başlayınca, kazın ayağının hiç de öyle olmadığı gerçeği karşımıza çıkıyor.

    Yeni sistem, yönetimde istikrar anlayışını önceleyerek, koalisyon krizlerini tarihin çöp kutusuna gönderme mantığıyla kurgulandığı için Cumhurbaşkanına güçlü yetkiler verdi.

    Peki, Meclis, Cumhurbaşkanını hangi durumlarda frenleyebilir sorusuna yanıt mı arıyoruz?

    O halde hangi çoğunluk ile neler yapabilir ona bir göz atalım:

    1-Cumhurbaşkanı, yardımcıları ve bakanlar hakkında bir suç işlendiği iddiasıyla Meclis üye tamsayısının salt çoğunluğunun (301) vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilecek.

    2-Meclis, soruşturma açılmasına üye tam sayısının beşte üçünün (360) gizli oyuyla karar verebilecek.

    3-Üye tam sayısının üçte ikisinin (400) gizli oyuyla Yüce Divan’a sevk kararı alınabilecek.

    Buradan ne çıkıyor?

    O tür bir işaret ortada olmamasına rağmen bir an için MHP’nin diğer muhalefet partileriyle birleştiğini düşünecek olsak bile, Cumhurbaşkanı, yardımcıları ve Bakanlar için soruşturma açılması talebinde bulunma dışında bir seçenek yok.

    Bu türden bir talebin fiili soruşturmaya dönüşmesine de meclis aritmetiği izin vermiyor.

    Ayrıca, yeni sisteme göre Meclis’in seçimleri yenileme kararı alabilmesi, 5/3 çoğunluk, yani 360 milletvekili oyu gerektiriyor.

    Bu bakış açısı üzerinden ilerleyecek olursak, AK Parti 300 değil de, 240’tan daha az milletvekili çıkarması halinde, asıl o zaman çoğunluğunu kaybetmiş olacaktı denebilir.

    Meclis’teki AK Parti sandalyesi 300’ün altında kaldığı için, kimi zamanlar kanun çıkarmada zorluklar yaşanabilir.

    Ama bu şu an için teorik olarak geçerli.

    Niye?